SARIKIZ EFSANESI Ş(2)

Baba ile Sarıkız şimdiki Sarıkız tepesine çıktıklarında baba abdest almak için kızından acale su ister .Ancak verilen suların tuzlu olduğunu gören baba tatl su ister .Anında verilen tatlı sudan şüphelenen baba ,niçin tuzlu su verdiğini sorar . Kız'da " Acele ettiğin için denizden alıverdim" cevabını verir. Bu durum karş sında kızının ermiş olduğunu anlayan baba pişman olur .Kızına "kızım ben sana inanmamakla büyük hata ettim .Senden özür dilesem beni affedersin ama senin yüzüne bakacak halim kalmadı .En iyisi sen beni burada bekleyedur ben şöyle bir gezip geleyim " diyerek kızı yalnızlığa terkeder .Baba görünmez olunca dağ n üzerine korkunç derecede siyah bir bulut çöker . Çobanlar bunun tehlikeli olabileceğini düşünerek kendilerini korumaya alırlar. Saatler sonra kalkan bulutun ardından çobanlar çevreyi gezdiklerinde onları iki ayrı tepe üzerinde ölmüş olarak bulurlar.
Oralara gömerek taşlardan türbeler yaparlar. Olay nesilden nesile anlatılıp gelirken çobanlar bir gün Kırklar Tepesi Düzlüğü'ne pamuk gibi bir bulutun indiğini görürler. Bunun hayırlı bir bulut olabileceğini yorumluyarak yanına gitmeye karar verirler. Yaklaştıklarında bulut açılarraak hafif sis şekline gelir .Bunun içinde saçlı ve sakallı kırk tane şahıs büyük bir daire olarak semah oynamaya başlarlar . Bundan çok etkilenen çobanlar semaha ara verildiğinde onlara " Biz sizleri çok sevdik .Siz kimsiniz? Nereden gelip nereye gidiyorsunuz ?" diye sorarlar. Onlar da "Bize kırk (+=) evliyalar derler .Biz destekçi grubuz .şu anda Türk orduları Avrupaya ayak basmaya gidiyor. Onlara destek vermeye gidiyoruz ."cevabını verirler .Tarih olarak bu olayın 1356 yılına rastladığı anlaşılmaktadır. Semah yeniden başlayınca sis de koyulaşmaya başlar, Pamuk gibi olunca uçup Avrupa ufkunda kaybolurlar.
Sarıkız Türbesi